kulak burun boğaz uzmanı

FacebookTwitter

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları

Tonsillit, hem çocukluk çağında hem de erişkin çağda sık görülen enfeksiyonlardandır. Enfeksiyonun nedenine göre tedavisi de değişir. Tekrarlayan enfeksiyonlarda KBB uzmanına danışmanız önerilir.

Dış kulak yolunun enfeksiyonuna otitis eksterna denir. Enfeksiyon sırasında kulakta ağrı, kaşıntı, akıntı, işitme azlığı, uğultu, çınlama gibi durumlar sıklıkla gözlenir. 

Geniz eti, geniz bölgesinde yer alır. Büyümesi durumunda ağız açık uyuma, horlama, burun akıntısı, geniz akıntısı, tekrarlayan sinüzit atakları ve işitme azlığı görülür.

Bademcikler, ağız boşluğunun hemen arkasında her iki tarafta bulunan yapılardır. Vücuda giren yabancı maddeler için bir bariyer görevi görür. Ancak tekrarlayan enfeksiyonları ve büyümesi ile sorunlar yaşanır.

Boyun bölgesinde oluşan şişlikler hem yetişkin hem de çocuklarda zaman zaman görülebilen, basit üst solunum yolu enfeksiyonunun sonucu olabileceği gibi bazen de ciddi hastalıkların bulgusu olabilir.

İç kulaktaki denge merkezinde bulunan kristallerin arka yarım daire kanallarına düşmesi ile meydana gelmektedir. Genellikle en sık şikayet baş hareketleri ile artan başdönmesidir.

Üç gün gibi kısa bir süre içinde ilerleyerek işitmede kısmen veya tamamen kayıp olmasıdır.Hastalar tipik olarak kulaklarında uğultu ve çınlamanın olduğunu ve işitmenin azaldığını farkederler.

Orta kulak boşluğunun enfeksiyonunu tanımlar. Genellikle kulakta ağrı, akıntı, işitme azlığı görülür. Akut otitis media, kronik otitis media, efüzyonlu otitis media ve rekürren otitis media olarak sınıflandırılır. 

Guatr tiroid bezinin büyümesidir. Guatr; bazen hipotiroidide gelişir, çünkü bez daha fazla hormon üretebilmek için büyür. Hipertiroidide hücreler fazla çoğaldığından büyüme görülebilir. Çok sayıda nodül de bezi büyütebilir.

Gırtlak boynun ön tarafında yer alan, solunum yolunda bir köprü, yutmada önemli bir yere sahip olan ses organımızdır. Kanserlerinde ses kısıklığı, yutma güçlüğü, nefes darlığı gibi şikayetler sık gözlenir.

Dış Kulak yolundaki bezler tarafından üretilen salgıların ve epitel döküntülerinin birleşmesi ile kulak kiri oluşur. Eğer bu kulak kiri dış kulak kanalını tamamen tıkarsa buna buşon denir.

Yaşla birlikte iç kulakta işitmemizi sağlayan hücrelerde ve/veya işitme sinirinde ve/veya beyin hücrelerinde harabiyet başlar. Bununla birlikte işitme azlığı oluşur. 

Burun kanamasına epitaksis denir. Burun kanamalarının geneli burnun ön tarafından olur. Ancak özellikle yaşlı hastalarda, damar sertliği ve yüksek tansiyonu olan hastalarda burnun arka tarafından da olabilir.

Laringofaringeal reflü toplumun yaklaşık %30'unda görülen ve ses kısıklığı, boğazda gıcık hissi, uzun süren öksürük gibi şikayetlere neden olan yaygın bir hastalıktır.

Burun konumu itibariyle dışarıdan gelecek olan darbelere çok müsaittir. Burun kırıkları, en sık görülen yüz kırığı çeşididir. Gelişen şekil bozukluğu ile kendilerini belli etmelerine rağmen bazen şişlik ve kanama durumu güçleştirebilir.

Tiroid (guatr bezi) boğazımızın tabanında bulunan, vücudun çalışma hızını ayarlayan bir bezdir. Tiroid nodülü boyundaki tiroid bezinde bulunan bir kitledir. Tiroid nodüllerinin %90’dan fazlası iyi huyludur. 

Farenjit, yutağın (farenksin) infeksiyonuna denir. Nedenler bazen mikrobik bazen ortamın ısısına tozuna bağlı gelişen reaksiyonlardan dolayı olabilir. En sık boğaz ağrısı ve boğazda yanma gözlenir.

Alt ve üst dudaklar, dil, ağız tabanı, yanaklar, sert ve yumuşak damak, küçük dil, dişler ve diş etleri ile alt ve üst çeneyi içeren sindirim ve solunun yolunun giriş kapısını oluşturan önemli bir bölgede yer alan tümörlerdir.

Yüzdeki mimik kaslarının çalışmasını sağlayan yüz siniridir. Yüz sinirindeki veya beyindeki bazı sorunlar nedeniyle yüzde seğirme, güçsüzlük veya hareketsizlik yüz felci (fasiyal paralizi) olarak tanımlanır.

Burun mukozasından ve sinüslerden kaynaklanan, burun içine doğru büyüyen üzüm salkımına benzeyen etlerdir. Nazal polipozis veya Nazal Polipozisli Kronik Rinosinüzit, genellikle burun tıkanıklığı ve burun akıntısı yaratır.

Buruna gelen darbeler, düşme veya yüz kemiklerinin gelişmesi sırasında oluşan orantısız büyüme problemleri nedeniyle burun boşluğunu ikiye ayıran ve kemik ile kıkırdaktan oluşan bölmenin bir tarafa ya da bazen her iki tarafa doğru eğrilmesidir.

Meniere hastalığı iç kulakta bulunan ve dengeden sorumlu sıvıların basıncındaki artışın neden olduğu bir hastalıktır. En önemli bulguları ataklar halinde baş dönmesi, işitme kaybıdır.

Burun her iki yanında ve 4 farklı isimde olan sinüs adı verilen hava içeren boşlukların enfeksiyonuna sinüzit, burun boşluğu da genellikle sinüzite eşlik ettiği için rinosinüzit terimleri kullanılır. 

Uykuda görülen solunum bozukluklarının en hafifi horlama hastalığı, en ağır şekli de obstruktif uyku apne sendromu (tıkayıcı uyku apnesi) dur. 

Uyku sırasında burun ve dilin arkasındaki hava yolunun daralmasıyla ve buradaki küçük dilin veya yutak seviyesindeki yapıların titreşimleriyle ortaya çıkan sese horlama denir.

Ağız içinde görülen ağrılı yaralara aft denilmektedir. Latince aftöz stomatit (aphtous stomatitis) olarak adlandırılmıştır. 

Dil bağı, tıp dilinde ankiloglossi ismi verilir. Dil bağının kısa olması ile karakterizedir. Dil yukarı kaldırılmaya çalışılınca rahatlıkla görülür. Konuşmayı çok fazla etkilemez. 

Ev tozu akarları, çim tozları, bitki polenleri gibi maddelerin tetiklediği burun kaşıntısı, su gibi burun akıntısı, gözlerde kaşıntı ve kızarıklık, tekrarlayan hapşırmalar ve geniz kaşıntısının olduğu bir hastalıktır.

Akut, tekrarlayıcı, hafif seyreden, viral üst solunum yolu enfeksiyonudur. Hapşıran hastaların etrafa saçtığı enfekte damlacıklarla, hastalarla temas edilmesiyle ve ortak kullanılan eşyalarla bulaşır.